Ana Sayfa Siyaset Ekonomi Dünya Hukuk Kültür Spor
 
KÜLTÜR
Zubin Mehta: Yaşam Boyu Müzik, Yaşam Boyu Başarı!..
AHMET MAKAL, 2014-06-18 13:35:29

İKSV’nın düzenlediği ve 31 Mayıs-27 Haziran 2014 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan 42. İstanbul Müzik Festivali’nde “Yaşam Boyu Başarı Ödülü”, günümüz klâsik müzik dünyasının en önemli ve popüler simalarından biri olan Zubin Mehta’ya verilecek. Biz de bu vesileyle Andante’de Mehta’nın yaşamını ve sanatını genel çizgileriyle değerlendiriyoruz. Aslında, defalarca ülkemize gelerek büyük ilgi gören konserler yöneten Zubin Mehta, bizlerin hiç de yabancısı değil. Çok eski dönemlerde Los Angeles Filarmoni ve New York Filarmoni Orkestraları ile Türkiye’ye gelen Mehta, son yıllarda da ülkemizi ziyaret etmekten geri kalmıyor. 2008 yılında 22. Uluslararası İzmir Festivali kapsamında Efes’te bir konser veren, 2011 yılında 18. Aspendos Uluslararası Opera ve Bale Festivali kapsamında Daniel Barenboim’un solist olarak katıldığı bir konserde Viyana Filarmoni Orkestrası’nı yöneten sanatçı, 2012’de de 40. İstanbul Festivali kapsamında verilen bir konserde Floransa Maggio Musicale Orkestrası’nı yönetmişti. Türk müzikseverler Mehta’yı, Viyana Filarmoni Orkestrası’nın televizyon kanallarımızda yayınlanan ünlü Yeni Yıl Konserlerinden de tanırlar. Bu konserleri en çok yöneten şeflerden biri olan Mehta; 1990, 1995, 1998 ve 2007 yıllarında evlerimize konuk olmuştu, bir aksilik olmazsa 2015 Yeni Yıl Konseri’nde de bir defa daha onunla birlikte olacağız.

1936 yılında Hindistan’da doğan Parsî asıllı Zubin Mehta, müzikal bir aile ortamında büyüdü. Babası Meli Mehta, Bombay Yaylı Çalgılar Dörtlüsü’nün ve Bombay Senfoni Orkestrası’nın kurucusu ve yöneticisiydi. Küçüklüğünden itibaren piyano ve keman çalmayı öğrenen Zubin, tıp eğitimine kısa bir başlangıç yaptıktan sonra, 1954 yılında Viyana Müzik Akademisi’ne kaydoldu ve ünlü şef Hans Swarowsky’nin öğrencisi oldu. Viyana Oda Orkestrası’nda kontrbas çalan genç Mehta, öğrencilik döneminde aralarında Furtwängler ile Karajan’ın da bulunduğu birçok büyük şefi izleme olanağını buldu. Furtwängler, onu hayatı boyunca en çok etkileyen şef oldu ve Mehta ondan müziğin ilk ölçüden son ölçüye kadar akması gerektiğini öğrendi. Öğrenciliğini izleyen yıllarda Mehta, girdiği çeşitli uluslararası şeflik yarışmalarında dereceler almaya başladı. Bu başarıları, onun en iyi orkestralarla konserler vermesine olanak sağladı. 1961 yılında Berlin Filarmoni ve Viyana Filarmoni Orkestralarını yöneten Mehta, o güne kadar bu orkestraları yöneten en genç şef oldu. Bunu takip eden yıllarda ise Mehta artık kendi orkestralarıyla çalışmaya başlayacaktı. 1960 yılında henüz 24 yaşındayken Montreal Senfoni Orkestrası’nın şefliğini üstlenen sanatçı, bu görevini 1967 yılına kadar sürdürdü. Mehta 1962-1978 döneminde ise Los Angeles Filarmoni Orkestrası’nın müzik direktörlüğü görevini yürüttü ve daha önce ülke ve dünya klâsik müzik haritasında önemli bir yeri olmayan bu topluluğu, seçkin bir orkestraya dönüştürdü, onlarla kayıtlar yaptı. Mehta’nın yaşamında daha büyük bir aşamaya karşılık gelen 1978 yılı ise Amerika Birleşik Devletleri’nin “5 Büyük Orkestrası”ndan biri olan New York Filarmoni Orkestrası’nın başına geçtiği yıl oldu. Pierre Boulez’in hemen ardından üstlendiği bu görev dünya müzik basınında çok eleştirilmekle ve şüpheyle karşılanmakla birlikte, Mehta 1991 yılına kadar bu seçkin topluluğun başında kalmaya devam etti. Sanatçı, 1985 yılından bu yana, 2012’de İstanbul’da da yönettiği Floransa Maggio Musicale Orkestrası’nın şefliğini yürütüyor.

Şüphesizdir ki, birlikte çalıştığı bu kadar çok orkestra arasında Zubin Mehta’nın sanat hayatı boyunca en yakın ilişkide olduğu orkestra İsrail Filarmoni Orkestrası oldu. Orkestrayı ilk defa 1962’de yöneten Mehta, 1969’da müzikal danışman olarak, 1977’de ise müzik direktörü olarak görevlendirildi. 1981 yılında ise Mehta orkestranın “ömür boyu” şefi ilân edildi. İsrail Filarmoni Orkestrası ile konserler veren, turlar düzenleyen Mehta’nın onlarla yapılmış çok sayıda kaydı da bulunuyor.

Zubin Mehta’nın geniş repertuarı içerisinde Avusturya ve Alman klâsikleri ile Wagner, Mahler, Richard Strauss gibi geç romantikler ön sırada yer alıyorlar. Sanatçının repertuarı kadar; sıcak tonu, lirik stili ve dingin yaklaşımı da, onun Viyana kökenlerini yansıtıyor. Bu özellikler, onun sanatının olduğu kadar, müzikseverler tarafından sevilmesinin ve örneğin Viyana Filarmoni Orkestrası’nı yönettiği Yeni Yıl konserlerinin başarısının da anahtarlarını da veriyor bize. Şüphesiz bunda, Mehta’nın gösterişe yönelik öğeler de içeren podyum jest ve mimiklerinin de önemli bir etkisi var. Mehta her ne kadar kayıt yapmayı sevmediğini söylüyorsa da, başta DECCA ve SONY olmak üzere müzik dünyasının dev firmaları için yaptığı çok sayıda kayıt, zihinlerde “Ya bir de sevseydi ne olurdu?” sorusunu uyandırıyor!.. Bunlar arasında, müzik dünyasının klâsikleri arasındaki yerini almış olan Mahler’in görkemli 2. Senfonisinin kaydını belirtmeden geçemiyoruz.

Daha profesyonel müzik kariyerinin başlarında 1962’de La Scala’da, 1965’te Metropolitan’da temsiller yönetmiş olan Mehta, sanat yaşamı boyunca opera dünyasına yakın bir orkestra şefi oldu. Sanatçının Domingo’dan Pavarotti’ye, Price’dan Sutherland’a, Caballé’ye döneminin birçok efsanevî sanatçısıyla yaptığı ve zamanın sınavından başarıyla geçmiş çok sayıda nitelikli opera kaydı bulunuyor. Bunlar arasında Verdi’nin Il Trovatore ile Puccini’nin Tosca, Turandot ve Altın Batı’nın Kızı operalarını belirtmeden geçemiyoruz.

Mehta uzun sanat yaşamı boyunca o kadar çok ve önemli ödüle lâyık görüldü ki, bunlar saymakla bitmez. Bu ödüller arasında plâk firmalarının, değişik kurumların, üniversitelerin ve devletlerin verdiği ödüller yanında, Birleşmiş Milletler’in 1999’da verdiği “Yaşam Boyu Barış ve Hoşgörü Ödülü” de bulunuyor. İKSV’nin 42. İstanbul Müzik Festivali’nde kendisine takdim edeceği “Yaşam Boyu Başarı Ödülü” de sanatçıya lâyık görülen ödüllerin şimdilik en sonuncusu oluyor. Mehta’yı kutluyor ve başarılı müzik yaşamının daha uzun yıllar sürmesi dileğiyle, “Nice ödüllere” diyoruz!..

 
Fotoğraf: indiatoday.com

Yorumlar (0)

 
İsim: 
Soyisim: 
Eposta: 
Yorum: 
 
SBF Blog Hakkında
Bu kişisel blog platformunda Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim elemanlarının yayınladıkları görüş ve yazılar için hakem ya da editör süreci söz konusu değildir. Yazılar ve kullanılan fotoğraflar blog yazarlarının kişisel sorumluluğundadır.
Arama
Kelime:
Başlık:
Yazar:
 
Kategoriler
Avrupa Birliği
Kent ve Çevre
Müzik
 © 2017, Siyasal Bilgiler Fakültesi